Adıgözel, açıklamasında İsrail’in saldırısını insanlığın vicdanına yapılmış bir saldırı olarak nitelendirirken, Türkiye’nin artık yalnızca kınama mesajlarıyla yetinmemesi gerektiğini savundu. Milli Görüş vurgusu yapan Adıgözel, siyasi irade, ekonomik yaptırım ve kararlı dış politika çağrısında bulundu.
Gazze’ye uygulanan ablukayı kırmak ve bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla uluslararası sularda ilerleyen Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail müdahalesi, siyasi çevrelerde tepkilere neden olmaya devam ediyor. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Yeniden Refah Partisi Yozgat İl Başkanı Süleyman Adıgözel, İsrail’in gerçekleştirdiği müdahaleyi “alçakça saldırı” olarak nitelendirdi.
Adıgözel, saldırının yalnızca yardım gönüllülerine değil, tüm insanlığın vicdanına yapılmış açık bir hukuk ihlali olduğunu belirterek, “Bu korsan devlete karşı artık klasik kınama mesajları yetmez. Somut yaptırımlar ve güçlü bir siyasi irade ortaya konulmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Korsan İsrail Uluslararası Hukuku Bir Kez Daha Çiğnedi”
Yeniden Refah Partisi Yozgat İl Başkanı Süleyman Adıgözel, İsrail donanmasının uluslararası sularda sivil yardım filosuna müdahalesinin açık bir korsanlık olduğunu söyledi.
Gazze’ye insani yardım taşımayı amaçlayan sivil girişimlerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Adıgözel, bu tür saldırıların yalnızca bölgesel değil küresel vicdanda da derin yaralar açtığını belirtti.
Açıklamasında, “Uluslararası hukuk katledilse de Siyonizme geçit yok. Gazze’ye selam olsun” sözlerine yer veren Adıgözel, Müslüman ülkelerin bu saldırılar karşısında ortak refleks göstermesi gerektiğini savundu.
Milli Görüş Vurgusu: “Zalimlere Dur Diyecek İrade Var”
Adıgözel, açıklamasında Yeniden Refah Partisi’nin temel siyasi çizgisi olan Milli Görüş anlayışına da dikkat çekti. İsrail’in yıllardır Filistin’de sürdürdüğü politikaların ancak güçlü ve kararlı bir duruşla engellenebileceğini ifade eden Adıgözel, “Siyonist zulmün sonu Müslümanların birliğiyle gelecektir” dedi.
Mavi Marmara ruhunun halen canlı olduğunu belirten Adıgözel, insani yardım girişimlerine uzanan ellerin karşılıksız bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Adıgözel’e göre Türkiye, yalnızca diplomatik açıklamalar yapan değil, sahada ağırlığını hissettiren oyun kurucu ülke konumunda olmalıdır.