Her yıl Muharrem ayının 10. günü, İslam coğrafyasında asırlardır süregelen bir yası ve matem geleneğini canlandırır. Aşura olarak bilinen bu mübarek gün, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in torunu Hazreti İmam Hüseyin ve 72 yareninin, 680 yılında Kerbela Çölü'nde maruz kaldığı eşsiz zulmü ve şehadetini anma vesilesidir. Bu elim olay, İslam tarihinin en dramatik sayfalarından biri olarak kabul edilir ve üzerinden geçen onca asra rağmen, insanlığın vicdanında derin bir iz bırakmıştır.
Kerbela hadisesi, sadece bir savaş veya çatışmadan ibaret değildir; o, adalet ve zulüm, hakikat ve batıl, onur ve teslimiyet arasındaki ebedi mücadelenin sembolü haline gelmiştir. O gün, Yezid'in hilafetini tanımayı reddeden İmam Hüseyin, inançları uğruna ailesi ve az sayıdaki sadık takipçisiyle birlikte susuzluğa, kuşatmaya ve nihayetinde şehadete yürümüştür. Bu direniş, salt siyasi bir karşı çıkıştan öte, İslam'ın özünü oluşturan ahlaki değerleri, adaleti ve insanlık şerefini koruma mücadelesiydi.